» Serüvenler « kategori arşivi

Haz
30

Balık burcu olup denizden benim kadar tırsan bir insan daha olduğunu sanmıyorum. Büyük su kütlelerine karşı yoğun bir korkum var. Sahile ayak bastığımda an dizlerim titremeye başlar. İşte bu yüzden gezi için davet geldiğinde biraz kaygıyla kabul ettim.

Programın ilk etabı Beşiktaş iskelesinden deniz taksisiyle Haliç Tersanesi’ne gitmekti. Cesur bi zıplamayla bindim taksiye. Rahat koltuklarda denizi, yara yara ulaştık tersaneye.

Taksiler 10 kişilik ve gidilen mesafeye göre ücret alıyormuş. “hey dur taksi!” diye boş gördüğünüz deniz taksisine hemen atlayamıyorsunuz. Deniz taksisi kullanabilmek için Çağrı Merkezi ile görüşmeniz gerekiyormuş. Daha fazla bilgi için buradan buyurun :)

Haliç Tersanesi’ne uğrama nedenimiz, Nihal Gündüz‘ün 2008′den beri fotoğrafladığı tersane hayatını yansıtan “Haliç Tersanesi Sakinleri” fotoğraf sergisini ziyaret etmekti. Türkiye’deki en büyük açık hava sergiymiş. Fotoğraflar, binalar üzerinde sergileniyordu. Hem tersane hakkinda bilgi aldık, hem fotoğrafların yansıttığı ortam içinde sergiyi gezerek farklı bir deneyim yaşadık.

“Haliç Tersanesi Sakinleri” sergisi 11 Temmuz’a kadar hafta içi 17.00-20.30, hafta sonu ise 10.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık olacakmış. Kaçırmayın derim. Serginin basın bülteni için buradan buyurun.

Öğle yemeği ve biraz keyif yaptıktan sonra İDO’nun yeni panoramik gemisiyle Boğaz turuna çıktık. Geminin en büyük özelliği Haliç tersanesinde Türk işçileri tarafından Haliç’e özel olarak inşa edilmiş olması.

Klimalı, çocuk bakım odalı, engelli yolculara uygun seyahat sağlayan imkanlar ama en çok da benim gönlümü çalan hayvan barınağı bulunması oldu. İçimden hep geminin vandallığa mağruz kalmaması için dua ettim :)

Gezimizin son durağı ise Kız Kulesi oldu. Heyecanla çıktım merdivenlerinden, İstanbul’a bir de Kız Kulesi’nden baktım. Aşık oldum… Umduğumda biraz daha genişmiş içerisi. Yeniden gelmek gerek.

Ben denizde seyahat etmeye alışmaya başladım. Aşağıya, denize bakmadığım ve suyu düşünmediğim sürece bir sorun yok.

Bu keyifli gezi için İDO‘ya ve Utopic Farm‘a teşekkürler.

Haz
06

30 Mayıs’ta Türk Eğitim Derneği’nin başlattığı “10.000 Genç Meşale Daha Aydınlık Türkiye” kampanyası yararına düzenlenen destek gecesinde, İş Sanat’ta İstanbul Halk Tiyatrosu’nun Alevli Günler oyunu sahnelendi. Bu güzel geceye Marjinal’in davetiyle katılma şansı bulduk.

Oyun öncesinde, Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu 2009 yılında en çok meşale yakan destekçilere teşekkür plaketlerini sundu. Plaket alan kişiler arasında biri vardı ki hele, kendisini görünce ağzımı açıp daha bir hayran hayran baktım sahneye. Bu kişi zerafetine ve güzelliğine gıpta ile baktığım Filiz Akın‘dı.

Alevli Günler oyununa gelince; uzun zamandır bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum.

Biri muhasebeci, biri kasap ve Türk kültürü profesörü olan üç çocukluk arkadaşın keyifle toplandıkları rakı sonrası, profesörün kanser olduğunu açıklamasından sonra hüzne boğulur. Hüznün yanısıra ise üçünü de strese sokan ayrı bir sorun ortaya çıkar; profesör bir şamandır ve dini inançları gereği öldükten sonra gömülmesi değil, yakılması gerekiyordur. Ancak bunu gerçekleştirmek karşılarına kanunlar ve açılması oldukça güç bürokrasi ile oldukça zordur.

Irmak Bahçeci’nin yazıp Yıldıray Şahinler’in yönettiği, Cem Davran, Bahtiyar Engin, Levent Üzümcü ve Erkan Can’ın sahnelediği bu eğlenceli oyunu izleme fırsatınız olursa, kaçırmayın derim.

Ufak bir kıvılcım çakıp, 10.000 Genç Meşeleye destek olmak için bu sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

Nis
19

Yıllardır yapmak istediğim seylerden biriydi dövme..
Uç bi şeydi, nerdeyse imkansız…
Bi evin, bi kızı…
Hayatta olmaz!
Hersey tam da bi bu mu eksik?
Lafları yetmezmiş gibi, annemin beni terlikle “dövmesi” daha yüksek bi ihtimaldi..

İnatla “yapma!” dendikçe, içimdeki istek daha da büyüdü..

Veya yap ama sakın şunu yapmamalar duydum..

Umursamadım..

Kendi vücudum üzerinde söz sahibi olma isteğiydi belki de..

İcindekileri sessizce anlatma arzusu.. Yapılacaktı o dövme…

Superb League sayesinde Hasan (seyyar tatoo) ile tanışıp, aklımdakileri kağıda dökünce işin rengi daha güzelleşti..

Ve dün.. Sessizce oturup, her iğne darbesinde daha keyifle dövmemin kazınmasının tadını çıkardım..

Beni mutlu eden bir sonuç çıktı :)

evet.. ben bu şekli seçtim..
Karar verdim, yaptırdım!
Tenime olduğu kadar, ruhuma da keyifle kazıdım…

Gerisi umrunda değil..

Nis
04

Yeni şeyler denemeyi seviyorum. Kimi zaman abuk subuk bir lezzetle karşılaşsam da (bi karamelize soğan maceram var ki evlere şenlik), çoğu zaman güzel lezzetler keşfetmiş oluyorum.

İş arkaşlarımdan biri “Halk ekmeği süper bir ekmek çıkarmış. Üzümlü, fındıklı tam kahvaltılık!” deyince, yeni lezzet testimi belirledim.

Çalışmaya başladığımdan beri, genelde dışarından kahvaltılık bir şeyler alıyorum. Poğaça, açma, simit dışında pek fazla alternatifim olmuyordu. Bu ekmeği keşfettime çok memnunum :)

Dün tesadüfen bir tane İHE satış noktasının (büfe mi denir yoksa?) önünden geçerken, denemek için 4 tane aldım. 2 tanesi hemen çayın yanında hüplettim. Bir yandan da pakedin üzerindeki yazıları tek tek inceledim.

Altın Ekmeğin içerisindeki fındık miktarı oldukça çok. Üzüm sayesinde hafif bir şekerli bir tadı var. Lifli ve E vitaminli olması gönlümü çeldi. Ben çok beğendim :)

Altın Ekmek tüm İHE (İstanbul Halk Ekmeği) satış noktalarında, 60 gramlık paketlerde ve 25 kuruşa satılıyor. 5 günlük raf ömrü var.  Poğaça veya simide göre daha sağlıklı bir alternatif olduğu gerçek.

İnternette bi kaç araştırma yapınca aslında o kadar da yeni bir ürün olmadığını gördüm, ancak halâ İHE sitesinde ürün fotoğrafı bulunmuyor. Cık cık!

Üşenmedim, sizin için pakedin arkasındaki yazıyı aynen aktarıyorum:

Fındık ve üzüm içermiş oldukları karbonhidrat, protein, yağ ve mineral zenginliklerinden dolayı beslenme açısından oldukça büyük öneme sahiptir.

İnsan sağlığına son derece faydalı olan, üzüm, rüşeym, keçiboynuzu özellikle gelişme çağındaki çocukların enerji, protein ve vitamin ihtiyacının karşılanmasında yardımcı olur. Bedeni ve zihni yorgunluğun azaltılmasında, kalp-tansiyon dengesinin sağlanmasında, kemik ve diş gelişiminde, kan şekeri dengelenmesinde faydalıdır.

İçerisinde bulunan diyet lif sayesinde bağırsak hastalıklarının önlenmesine yardımcı olur. Fındıklı ve üzümlü ekmek Niasin ve E vitamini açısından zengindir. E vitamini en önemli antioksidanlardandır ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde bir çok fonksiyonda görev alır. Niasin sağlıklı sinir sistemi için gereklidir. Kan dolaşımını düzenler.

Şub
15

Antalya’dayım demiştim ya, gelelim sebeb-i Antalya ziyaretimize :)

Fiat, “İlk Görenlerden Biri Siz Olun” diyerek bizi yeni Doblo’nun lansmanına davet etmişti.

devamı…

Kategori: Serüvenler  Etiketler: , , , , ,  3 Yorum
Kas
01

Son günlerde makyaj markalarından dikkatimi çekenlerden biri Flormar‘dı. Ürünleri yenilenmiş, sanal mağazaları açılmıştı. Makyaj bloglarında da sıkça adını duymaya başlamıştım.

Dün sabah ise bir süprizle karşılaştım :) Flormar’dan hoş bir paket gelmişti. İşin ilginç tarafı paketteki renk tonlarının bana tam uyumlu olması :) Kendim seçsem ancak bu kadar olurdu.

devamı…

Eki
06

Paramarka‘dan Cappy Limonata seti geldiğinde çok sevinmiştim. Pakedin içinde renkli renkli oyun hamurları vardı. Şık bir kutu içine koyulmuş, ufak bir limonata da ilave edilmişti. Fotoğraf için hazırlık yaptığımda, hevesim kursağımda kaldı. Yoğun tempoya dayanamayan garibim makinem objektifini göstermemekte ısrarlıydı. Ha bugün, ha yarın derken çalışma bir hayli gecikti.

“Yeter, bu atalet!” deyip, Limogelin çalışmasını yapmaya başladım. Misafirlerimiz Paçacıgillerin yardımı ile çabucak bitirdim. Fotoğraf ve ışıklandırma konusunda eldeki kısıtlı imkanlar kullanarak destek sağladılar.

Çalışmayı incelemek (ve tabii ki de oy vermek) için sizi buradan uğurlayalım. Söz Wii’yi kazanırsam sizin de oynamanıza izin vereceğim. Vallaa…

Kategori: Serüvenler  Etiketler: , , ,  Yorum yap

Bu blog BloggerPrivate.com üyesidir.