
Bugün yani 1 Aralık Dünya AIDS günü. Klasikleşmiş bilgilerin dışında yeni bir şeyler öğrenmek isterseniz, Derki yazarlarından Kızkulesii‘nin aşağıdaki yazılarını okumanızı tavsiye ederim.
Kızkulesiii, HIV pozitif olan ve tedavi gören bir kişi. Hiç ummadığı bir anda eşinden kaptığı virüs hayatını alt üst etmiş. O, yıllarca dimdik ayakta duran Kız Kulesi gibi ayakta durmayı başarmış. AIDS’le savaşının yanısıra, insanları bilinçlendirmek için de çalışıyor…

Çok makyaj yapmasam da, makyaj bloglarını büyük bir keyifle takip ediyorum. Bir siteden, diğerine zıplarken zaman akıp gidiyor. Özellikle zihnimi arındırmak istediğimde, çok işe yarıyor.
Sechhill de o şekilde denk geldiğim bir site :) Tesadüf, 12-19 Kasım tarihleri arasında bir de kampanya düzenliyormuş. Hediye paketinde yer alan ürünlerin bir çoğu bir süredir aklımı kurcalayıp “al beni, al beni :) ” diyordu. Hadi şansımız bol olsun :)
Paket içeriği
- makyaj çantası
- Flormar teracota eyeshadow
- Claire’s oje
- Pembe küpe
- Sephora makyaj bazı ve nemlendirici
- püsküllü kolye
- Kırmızı gül yüzük
- Cilt bakım ürünler (nemlendirici, yüz yıkama jeli,tonik)
- Yves Rocher sedefli kolye
- Stila jel eyeliner (siyah)
Katılım şartları ve çekilişe katılmak için buradan buyurun.

Flormar’ın bloggerlar ile yaptığı çalışma sona ermiş :(
Flormar’dan gelen cicilerimi gören herkesi bir kıskançlık kapladı nedense :D Dayanamadım, ben de sizler için Flormar’la iletişime geçtim.
Blog sahibi ve makyaj yapmayı seven kadınlar, Flormar’ın sitesindeki İletişim formundan blog adreslerini de belirterek ürün deneme pakedi talep edebilirler. Kendiniz hakkında bir kaç detay, yaşınızı ve bu duyuruyu BeyazPano‘da gördüğünüzü eklemeyi unutmayın ;)
*Elbette, ürün gönderme Flormar’ın tercihine ve stoklarına göre değişiklik gösteriyor.

Son günlerde makyaj markalarından dikkatimi çekenlerden biri Flormar‘dı. Ürünleri yenilenmiş, sanal mağazaları açılmıştı. Makyaj bloglarında da sıkça adını duymaya başlamıştım.
Dün sabah ise bir süprizle karşılaştım :) Flormar’dan hoş bir paket gelmişti. İşin ilginç tarafı paketteki renk tonlarının bana tam uyumlu olması :) Kendim seçsem ancak bu kadar olurdu.
devamı…

Arayı çok açtım değil mi?
Geçen pazartesi yeni bir işe başladım.
“Şunu yapayım, bunu edeyim, aman tema değiştirmeden yazmıyım” diye diye zamanın nasıl geçtiğini farketmedim.2,5 yıllık ev saltanatından sonra, işe dönmenin nasıl bir şey olduğunu tahmin edersiniz :)
İş konusuna gelince, alışma evresindeyiz :) Tadımı biraz kaçıran yol, uzun zaman İstanbul trafiğinden uzak kaldığım için unutmuşum bıraktığı buruk tadı.
Ne diyelim, herşeyin hayırlısı olsun :)
Neler yaptık bi bakalım…
Uzun zamandır gösterime girmesini beklediğimiz Nefes filmini izleme fırsatı bulduk. Bir sinema filminden çok belgesel tadı vardı. “Hıçkıra, hıçkıra ağlarım ben bu filmde” diyordum. Sessizce izlemekle yetindim :)
21 Ekim’de ise Kanal(i)zasyon‘un galasına davetliydik :) Ön gösterim diye galaya kotla katılınca biraz garip kaçmadı değil. Bol ikram, nerdeyse bir salon dolusu tanıdıkla filmi izlemek oldukça keyifliydi. Tabii benim en çok hoşuma giden ve bir canavar gibi hosteslerin üstüne koşarak yaklaşmama neden olan ise Lindt çikolatalarıydı :)
Yakında yeni maceraları ile görüşürüz :)
Her yılın aksine bu defa CeBIT’te katılımcı olarak yer aldım. Desnet standında görevliydim. Fuar öncesi koşuşturma ve ne, nasıl olacak telaşı derken zaman akıp geçti.
(Nacizane blogum markanın önüne geçmesin diye size de söylemedim sevgili okuyucu. Vukutlar sayfasından takip etmiyorsan tabii ki :)
2 buçuk yıllık “ev kadını” statüsünden sıyrılmak biraz yorucu oldu aslında. Kahvaltı, kahve keyfi, eh biraz uyku keyfi aman ev temizliği lükslerini rafa kaldırmış oldum :) Gerçi orada bir temizlik terörü estirmedim değil. Göreceğiz fuar sonrası sol kulağım çınlayacak mı :)
Yoğun bir tempoda, koşuşturmaca ve telaşın arasından, yorgun gözüksem de içten içe ben çok eğlendim. Dostlar ile görüştüm, ismen bildiğim dostların yüzlerini görme fırsatım oldu, yeni dostlar ile tanıştım. Beklediğimden çok keyifliydi. Herkese çok teşekkürler.
Yazımı fuar boyunca dilimden düşmeyen repliğim ile bitirmek istiyorum.
“IT 800 nerdeeeeeee?”