Haz
06

30 Mayıs’ta Türk Eğitim Derneği’nin başlattığı “10.000 Genç Meşale Daha Aydınlık Türkiye” kampanyası yararına düzenlenen destek gecesinde, İş Sanat’ta İstanbul Halk Tiyatrosu’nun Alevli Günler oyunu sahnelendi. Bu güzel geceye Marjinal’in davetiyle katılma şansı bulduk.

Oyun öncesinde, Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu 2009 yılında en çok meşale yakan destekçilere teşekkür plaketlerini sundu. Plaket alan kişiler arasında biri vardı ki hele, kendisini görünce ağzımı açıp daha bir hayran hayran baktım sahneye. Bu kişi zerafetine ve güzelliğine gıpta ile baktığım Filiz Akın‘dı.

Alevli Günler oyununa gelince; uzun zamandır bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum.

Biri muhasebeci, biri kasap ve Türk kültürü profesörü olan üç çocukluk arkadaşın keyifle toplandıkları rakı sonrası, profesörün kanser olduğunu açıklamasından sonra hüzne boğulur. Hüznün yanısıra ise üçünü de strese sokan ayrı bir sorun ortaya çıkar; profesör bir şamandır ve dini inançları gereği öldükten sonra gömülmesi değil, yakılması gerekiyordur. Ancak bunu gerçekleştirmek karşılarına kanunlar ve açılması oldukça güç bürokrasi ile oldukça zordur.

Irmak Bahçeci’nin yazıp Yıldıray Şahinler’in yönettiği, Cem Davran, Bahtiyar Engin, Levent Üzümcü ve Erkan Can’ın sahnelediği bu eğlenceli oyunu izleme fırsatınız olursa, kaçırmayın derim.

Ufak bir kıvılcım çakıp, 10.000 Genç Meşeleye destek olmak için bu sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

May
25

2004 yılında yakalanmıştım Lost illetine.. Öyle ki bir kaç günde ilk sezonu bitirdikten sonra, İstanbul sokaklarında aniden kara duman çıkacak, sanki yolumu “diğerleri” kesecek gibi gelirdi…

Kaç kişiyi, efendine söyliyeyim Kate’e, Locke’e, Jack’e benzettim. Hatta bir turist grubunda Sun ve Jin’i gördüğüme yemin bile edebilirim.. (ama velâkin okuyucu, ülke topraklarından bir Sawyer çıkmamasının yanısıra tahayyûl dahi edilemiyor maalesef…)

İlk günlerdeki şokun atlatılmasından sonra, iş yeni bölümü beklemekti her hafta. Tek tek rapid bölümleri indirilir, altyazının çıkması beklenirdi.. doctor_jivago‘un iyi seyirler dilemesiyle keyif başlardı… (Son iki sezonda ise o keyfi Pınar Batum bize sundu.)

Günler, aylar, yıllar geçti… Büyüdük, evlendik, kedilendik… Zaman zaman sorulara mağruz kaldık..

- Lost ne ola ki?
- Ayy, çok süper bir dizi. Böyle, bi uçak bir adaya düşüyor.. Garip olaylar oluyor…
- Nasıl garip!?
- Diğerleri var.. Kara duman var! Cocukları kaçırıyorlar falan…
- Eee?
- Off! Ne söylesem spoyler olcak!!

Her güzel vak’ada olduğu gibi Lost’un sonuna da geldik. Pazartesi sabahın köründe uyanmayı gözüme kestiremediğim için, Pazartesi geceye erteledik o keyfi…

Maaile kurulduk ekran başına. Romantik, “heyoooo hatırlıyorum! Ayy, sen de hatırlıyor musun?” sahnelerinde hiçkira hiçkira ağladım (o esnada ‘hick’ diye bi ses çıkıyordu) …

O an bitse herşey gıkımı çıkarmayacağım.. Velhasıl bitmedi! Keman çalmayı yeni öğrenen birinin konçerto resitali gibi, “gıy gıy” devam etti… Ben şaşkın şaşkın bakarken, şak diye “LOST” diye yapıştırdılar ekrana!

Pek sevgili senaristler “Allah belanızı versin!” demeyi çok isterdim ama bunca yılın hatırı var…

May
02

3-4 aydır ne zaman bu kutuyu evden atmaya kalkışsam ya da niyetlensem bu manzara ile karşılaşıyorum. Fotoğrafta fazla belli olmuyor, ama daha acıklı birer ifade var yüzlerinde…

Yok arkadaş, karar verdim. Bugün değil ama yarın kesin bu kutuyu atacağım!

Kategori: Günce, Kartal ve Yuva  Etiketler: , , , ,  Yorum yap
Nis
23

Bu 23 Nisan‘da BeyazPano Büşra’nın, Serap’ın ve Selin’in...

Doğudaki Eğitim Sorunu

bence bu günümüzeki en önemli sorunlardan biri. Doğuda PKK sorunu olduğu için bazı öğretmenler böyle sorunlar olduğu için doğu illerimize gitmek istemiyorlar. Oysa ki kişileri PKK örgütüne iten eğitimsizlikten kaynaklanıyor.Yani yeterli şekilde bilgilendirmemelerini ve aynı zamanda kendini geliştirememesini de tetikliyor. Bu da büyük sorunlara yol açıyor. Böyle insanların ilk önce eğitim sorununun önüne geçilerek insanları bilgilendirerek aşmamız gerekiyor.
Büşra Sarıoğlu(16)


merhaba,

Ülkemizde çok büyük bir sorun var ve hiç kimse  bunun farkında değil. Bizim ülkemizin kurucusu büyük lider Atatürk’ün düşüncelerini hayatını nasıl bir toplum içinde olduğunu , kurduğu devletin ileride nasıl bir ülke olmasını istediğinibizim gençliğimizin bazıları bilmiyor.Başka bir devletten bir, genç Atatürk hakkında bizim gençlerimizden daha çok bilgi sahibi. Ve bunu öğrenen gençlerimizde bunu çok kolay bir şekilde unutuyorlar . Biz bunun bilincinde  olmalı ve daha çok araştırma yapmalıyız . Küçük yaşlardan ailemiz tarafından çok iyi bir şekilde aktarılmalıdır.
Bu yüzden ilgili kişilerin ailelere bunu öğretmeleri ve kendi liderimizi tanımamızı sağlamalıdırlar.
Serap ŞAHİN (16)

Kategori: Günce  Etiketler: , ,  Yorum yap
Nis
19

Yıllardır yapmak istediğim seylerden biriydi dövme..
Uç bi şeydi, nerdeyse imkansız…
Bi evin, bi kızı…
Hayatta olmaz!
Hersey tam da bi bu mu eksik?
Lafları yetmezmiş gibi, annemin beni terlikle “dövmesi” daha yüksek bi ihtimaldi..

İnatla “yapma!” dendikçe, içimdeki istek daha da büyüdü..

Veya yap ama sakın şunu yapmamalar duydum..

Umursamadım..

Kendi vücudum üzerinde söz sahibi olma isteğiydi belki de..

İcindekileri sessizce anlatma arzusu.. Yapılacaktı o dövme…

Superb League sayesinde Hasan (seyyar tatoo) ile tanışıp, aklımdakileri kağıda dökünce işin rengi daha güzelleşti..

Ve dün.. Sessizce oturup, her iğne darbesinde daha keyifle dövmemin kazınmasının tadını çıkardım..

Beni mutlu eden bir sonuç çıktı :)

evet.. ben bu şekli seçtim..
Karar verdim, yaptırdım!
Tenime olduğu kadar, ruhuma da keyifle kazıdım…

Gerisi umrunda değil..

Nis
10

Yazar: Richard Parkes Cordock
Yayınevi: Alteo

Önce bir itirafla başlamam gerekir aslında. Pazarlama, kişisel gelişim, girişimcilik kitaplarını okumayı pek sevmem.
Daha doğrusu sevmezdim. Blog yazıları ve kısa makaleler okumak ile ilgili bir sorunum yoktu. Komple bir kitabı okuma girişiminde bulunsam da sonunu getiremiyordum. Bitiremediğim kitaplardan hiç haz etmem oysa :)

Okuma açlığımın tavan yaptığı bir günde, elime gelen ilk kitap Milyoner oldu. “Acaba okuyucusunu nasıl gaza getiriyor?” gibi bir art niyet ile  kitabı okumaya başladım.

Yanıldım! Keyifle okuduğum ve farkındalığımı artıran bir kitap oldu. Aldığım bir kaç notu paylaşmak ve en çok da kendim için saklamak (kayıt altında tutmak) için yazıyorum. Kitaptan aldığın notlara, birkaç kişisel fikir de karışmış olabilir…

devamı…

Nis
04

Yeni şeyler denemeyi seviyorum. Kimi zaman abuk subuk bir lezzetle karşılaşsam da (bi karamelize soğan maceram var ki evlere şenlik), çoğu zaman güzel lezzetler keşfetmiş oluyorum.

İş arkaşlarımdan biri “Halk ekmeği süper bir ekmek çıkarmış. Üzümlü, fındıklı tam kahvaltılık!” deyince, yeni lezzet testimi belirledim.

Çalışmaya başladığımdan beri, genelde dışarından kahvaltılık bir şeyler alıyorum. Poğaça, açma, simit dışında pek fazla alternatifim olmuyordu. Bu ekmeği keşfettime çok memnunum :)

Dün tesadüfen bir tane İHE satış noktasının (büfe mi denir yoksa?) önünden geçerken, denemek için 4 tane aldım. 2 tanesi hemen çayın yanında hüplettim. Bir yandan da pakedin üzerindeki yazıları tek tek inceledim.

Altın Ekmeğin içerisindeki fındık miktarı oldukça çok. Üzüm sayesinde hafif bir şekerli bir tadı var. Lifli ve E vitaminli olması gönlümü çeldi. Ben çok beğendim :)

Altın Ekmek tüm İHE (İstanbul Halk Ekmeği) satış noktalarında, 60 gramlık paketlerde ve 25 kuruşa satılıyor. 5 günlük raf ömrü var.  Poğaça veya simide göre daha sağlıklı bir alternatif olduğu gerçek.

İnternette bi kaç araştırma yapınca aslında o kadar da yeni bir ürün olmadığını gördüm, ancak halâ İHE sitesinde ürün fotoğrafı bulunmuyor. Cık cık!

Üşenmedim, sizin için pakedin arkasındaki yazıyı aynen aktarıyorum:

Fındık ve üzüm içermiş oldukları karbonhidrat, protein, yağ ve mineral zenginliklerinden dolayı beslenme açısından oldukça büyük öneme sahiptir.

İnsan sağlığına son derece faydalı olan, üzüm, rüşeym, keçiboynuzu özellikle gelişme çağındaki çocukların enerji, protein ve vitamin ihtiyacının karşılanmasında yardımcı olur. Bedeni ve zihni yorgunluğun azaltılmasında, kalp-tansiyon dengesinin sağlanmasında, kemik ve diş gelişiminde, kan şekeri dengelenmesinde faydalıdır.

İçerisinde bulunan diyet lif sayesinde bağırsak hastalıklarının önlenmesine yardımcı olur. Fındıklı ve üzümlü ekmek Niasin ve E vitamini açısından zengindir. E vitamini en önemli antioksidanlardandır ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde bir çok fonksiyonda görev alır. Niasin sağlıklı sinir sistemi için gereklidir. Kan dolaşımını düzenler.


Bu blog BloggerPrivate.com üyesidir.