» yeni rakı « etiket arşivi

Şub
28

Her doğumgünümde daha çok büyüdüğümü farkediyorum. Mesela artık 90′lılar, 20 yaşındalar. Oysa onlar benim için halâ okulun en ufaklıkları, kardeşimden de küçük çocuklar gibiydiler. Ne zaman büyüdüler, ne zaman kocaman oldular?

Geçen hafta pek bir heyecanım yoktu aslında. İçten içe, sanırım öyle ya da böyle kabul etmem lazım doğum günü kutlamak biraz yorucu olmaya başladı.

İşte geçen sakin bir gün ve birkaç telefonun ardından keyif yapmak için eve geçecekken son dakka plan değişti. Ben de kendimi Bayrampaşa yollarında buldum.

Son günlerin salgınına yakalanma arefesine gelmiş ve evdeki hiç kimsenin doğumgünümü kutlamasını garipsiyordum. TV karşısında bir anlığına içim geçmişti ki, canım elinde pasta ile çıkagelmişti. Meğer ben koltukta otururken herkes seferber olmuş, pasta alınmış arkamda olan evin kapısından Cihan içeriye sessizce alınmıştı. Eblek eblek pastaya bakakaldım :)

Ertesi gün ofiste, baklava üstü mum ile doğum günü kutlaması yapıldı :)

Cumartesi akşamı ise bir sonraki yazıda anlatacağım Yeni Rakı gecesinde bi hayli ıslattık yeni yaşımı :))

Tüm yurtta şenlikler ile 3 gün, 3 gece kutlandı.

Bir 25 Şubat daha geçti, işin yoksa bir sonraki seneyi bekle.

Sahi kaç gün kaldı?

Kategori: Günce  Etiketler: , , ,  2 Yorum
Oca
30

Devir teknoloji devri ya, herşeyimiz teknolojik olmaya başladı.

Sevgililer internette tanışıyor; nerde o eski tüp-ekmek kuyrukları… Çocuklar sokakta değil, bilgisayarda oyun oynuyor.  Misafirler evlerde kameralar aracılıyla ağırlanır,  arkadaşının sırtını sıvazlamak yerine “poke’lemeye” başlanır oldu. Hatta toprakla uğraşma keyfi de sanal oldu bugünlerde.

Eskiden öyle miydi peki? “Müsaitseniz annemlere akşama size gelecek” diye evin küçüğü gönderilirdi. Televizyonun baş köşede olmadığı, muhabbetler dönerdi. Aile reisleri yemekte birer tek atar, kahvenin yanında likör ikram edilirdi.

Beyoğlu’da sofralar kurulur, kimi zaman neşe kimi zaman hüzün kutlanırdı. Vefasız sevgililer unutulurdu o sofralarda. Kadehler tokuşturulunca çareler, dermanlar bulunurdu.  Hiç yoktan, “üzülme be dostum, herşey gelip geçer” diye teselliler sıralanırdı. Gecenin sonunda öyle ya da böyle bir gülümseme hakim olurdu dostlarda.

Kahkahalar, arada göze kaçan çöpün sebebiyet verdiği göz yaşları hep gerçekti. Yeni Rakı, “Gerçek sofralar, gerçek muhabbet” deyince bunlar düştü aklıma. Biraz sanalın dışına çıkma zaman geldi sanırım…


Bu blog BloggerPrivate.com üyesidir.