You talkin’ to me?
“You talkin’ to me? You talkin’ to me? You talkin’ to me? Then who the hell else are you talkin’ to? You talkin’ to me? Well I’m the only one here. Who the fuck do you think you’re talking to?”
Bazı zamanlarda ne yazık ki bu cümleyi söylemenize imkan tanınmaz aslında.
Arkadan konuşmak, yüzüne söylemekten daha kolay gelir.
Kime sorsak “hayatta sevmez” aslında konuşmayı.
Biri söyler dostuna, o da söyler dostuna…
İnadına çıtlatır kimi aslında.
Bilir konuşan kötü olacaktır sonunda.
Arsızca konuşmak değildir ya marifet olan.
Nezaket ister, biraz da yürek
Açık açık konuşabilmek….
Bundan böyle benimle alakalı rahatsızlığını bana dile getirmeyip anasına, babasına, danasına, dostuna anlatmayı seçenlere yapacağım tek şey yaralarını daha da çok deşmek olacaktır :) Böyle biline!
Kaçırmayın!
Halet-i ruhiye
Yeni yazılar epostanıza gelsin
Kategoriler
- Bilgi Kırıntıları (30)
- Bir Site Buldum (12)
- Canavarlarım (7)
- Çok güldüm (2)
- Günce (106)
- Kategorilenmemiş (59)
- Okuduklarım (8)
- Serüvenler (24)
- Sinir oldum (3)
- Teşekkür (5)
- Tozlu Arşiv (124)
- Yazılarım (21)
- Yemek Maceraları (11)
Rastgele Yazılar
- Kum Saati
- Tencere Böreği
- Günce 25032009
- Sanal’da Kaybedecek Neyiniz Var?
- Ayfonlandim :)
- Lila Kutu Kazanan…
- Yılın ilk güncesi
- Van İçin Örüyoruz!
- Bi’garip günce
- CeBIT Sonrası
- Rock’n Coke Güncesi
- Nadir Kitap ve Bilge Sahhaf’a Teşekkür
- Sizin Komili’niz Hangisi Sonucu
- Rhythm Of The Universe – Bizim Eller Ne Güzel Eller
- Vodafone, Dinle Bak Seni Niye Terkettim…



