Canım, bitanecik eşim bugün bana süpriz yaptı. Gerçi sabahki konuşmalaramızdan kuşkulanmam gerekirdi. Israrla “Dışarı çıkacak mısın? ” diye sordu. Ben de “Yok” diyince, “evde otur, hava soğuk” gibi bir şeyler söyledi. Afyonum patlamamış olduğundan pek algılayamadım.
Öğleden sonra kapı çaldı. “Kim ooo?” soruma, “Kargo” diye cevap geldi. Kargocu yukarı çıkana kadar, benim de kafamdan değişik senaryolar geçmeye başladı. Bir yerden bir şey mi kazanmıştım? Ya da eşim mi kazandı? “Kesin” dedim “Garanti kumbarayı gönderdi” .
Kapıyı açınca biraz büyük bir paketle karşılaştım. Teslim aldıktan sonra açtım, kutusu biraz özensiz. “Allah Allah, kim gönderdi?” kutuyu açtım içinde 2 küçük, 1 büyük 3 tane hediye paketi vardı. Eşimi arayıp, ne olduğunu sordum. “Toplantıdayım, sakın açma” dedi. İyi güzel de, ben çatlayacağım. Yarım saat sonra telefon etti. Ben de hediyelerimin ne olduğunu öğrenmiş oldum :)
Sevimli bir voodoo bebeği şeklinde bir anahtarlık. Görünce bayıldım, Kartal ve Yuva’dan köşe bucak saklıyorum. Son günlerdeki depresif rüyalarıma son vereceğine canı gönülden inanıyorum. İsmine gelince kısaca “ch” :)
Diğer hediyem de kutu kola şeklinde geldi. Jackbean Happy isminde kapalı bir konserve. 10-15 gün boyunca, sıcak yerde tutup suladıktan sonra asıl hediyeme ulaşabileceğim. Suyunu fazla kaçırmaz, bitkiyi üşütmezsem tabii.

Fotoğraftaki hediyenin son hali. Bayıldım bu hediyeye de, adını da “seviyom” koydum.
Son pakette ise Kartal ve Yuva’nın hediyesi vardı. Gerçi eşimin oyuncağı da diyebiliriz. Uzaktan kumandalı mini bir helikopter. Helikopterin peşinde, evde muhteşem bir kovalamaca yaşanacak.
Can yoldaşım, eşim Cihan’a bir kez daha teşekkür ediyorum. Beni yine şaşırtmayı ve mutlu etmeyi başardı :)