Aklımdakileri buraya astım… Kendi çapımda eÄŸleniyorum…
Yağmur, mevsim geçişi, Bayram temizliği, tembellik derken yazma fırsatım olmadı. O yüzden geçmiş Bayramınız mübarek olsun gecikmeli de olsa. Allah, nice güzel bayramlar görmeyi nasip etsin.
EÅŸim, yıllık izin yerine tümleÅŸik Bayram tatili yapması nedeniyle ben de biraz tatil moduna büründüm. Bizim için tatil tek bir ifade ile “evde tembellik” yapmaktır. Bu da biraz dizi, sabaha kadar oturmak ve öğlene kadar uyumak ile eÅŸderdir.
Bayramın ilk günü eÅŸimin ailesi ile kabristan ziyareti için Topkapı’da buluÅŸtuk. Uzun zamandır giymeye niyetlendiÄŸim stilettolarımı, son dakikada giymekten caydım. İyi ki de vazgeçmiÅŸim, çünkü eÅŸimin ananesi ve dedesinin kabri biraz iç taraflarda kalıyor. Bu da oraya ulaÅŸmak için bir cambaz çevikliÄŸi ile kabirlerine kenarına basarak geçmeyi gerektiriyor.(Allah tüm vefaat edenlere gani gani rahmet eylesin.) Stilettolarım ile ben süper bir görüntü oluÅŸtururdum muhakkak.
EÅŸimin ailesinde yemek yedikten sonra, Nuray annem ve eÅŸimin küçük kardeÅŸi Cengizhan ile annemlere geçtik. Annem ve kardeÅŸimi de alarak yeni açılan Airport AlışveriÅŸ Merkezini bir turladık. Açıkçası diÄŸer AVM’lerden pek de bir farkı yok.
Londra Camping’teki go kart pistine gittik. Daha önce kardeÅŸimle feci ÅŸekide çarpışmalar geçirdiÄŸimiz bu pist alanının giriÅŸinde yasaklı olarak fotoÄŸraflarımızı bulmayı düşünüyorduk. Her ihtimale karşı biz binmedik, eÅŸim ve Cengo bindiler. Normalde 8 dakikası 15 YTL iken, büyük ihtimalle bayram nedeniyle 5 dakikası 15 YTL olarak zamlamışlar. Sanırım bu piste veda etme vakti geldi. Direksiyon başındaki ben olmadığım için bi hayli keyfini sürdüm.
Annelerimiz ve kardeÅŸlerimizle vedalaÅŸtıktan sonra home sweet home Beylikdüzü’müze doÄŸru yola koyulduk. BayramlaÅŸmak üzere Rahime ablalara gittik. Orada çene yapa yapa saati 1 buçuk yaptık.
Vodafone Ramazan kampanyasından kazandığımız bedava konuşma dakikalarını yüklemiş. Bana 32 dk. eşime ise 250 dk. Bir o kadar da çevremizdekilere geldi. Şebeke içi kullanılabilir oldukları için artık en kötü ihtimalle birbirimizi ararız. :p
Bayramın ikinci günü BeÅŸiktaÅŸ’a gitmeye karar verdik. Daha hızlı ve rahar olur diye araba çağırdık ve yola çıktık. E5 ve TEM üzerinde trafik sıkışlığı olduÄŸu konusundaki spekülasyonlara inanarak YeÅŸilköy’den sahil yoluna çıktık. Çıktık çıkmasına da sanırım bizimle aynı ÅŸeyi düşünebilmiÅŸ yüzlerce kiÅŸi ile karşılaÅŸtık. İnsanlar bayram ve havanın güzelliÄŸini fırsat bulup sahillere doluÅŸmuÅŸlar. Her taraf kalabalık. Uzun zamandır sahil yoluna girmiyordum. Güzel oldu, İstanbul’a turist gibi gelmiÅŸ gibi.
Sahil trafiÄŸinde bir saat kadar takıldıktan, sonra Sultanahmet güzergahını kullanarak sıvışmayı denedik. Denedik denemesine de İstanbul ile ilgili unutulmaması gereken önemli bir ayrıntı var: “Yılbaşında Taksim’e, Bayram’da Sultanahmet’e gidilmez”. Gitmemek kalabalık fobisi olan ruhları saÄŸlığı için daha uygundur.
Sultanahmet, Eminönü derken trafikten kurtulduk ve BeÅŸiktaÅŸ’a vardık. BayramlaÅŸma faslı sonrası eÅŸim, teyzemin oÄŸlu ve eniÅŸtemiz her buluÅŸmalarının klasiÄŸi olan PES turnuvalarına baÅŸladılar.
Bayramın 3.günü teyzemden çıkıp Taksim’e geçtik. Bayram günü Taksim de baya kalabalık oluyormuÅŸ. Her zaman yaptığımız gibi Ritüel Cafe’ye gittik. Ne yazık ki abisinin vefaatı nedeniyle Türkan ablamız yoktu. Onun yerine iÅŸe yeni baÅŸlayan Bedriye abla bizimle ilgilendi ve kahve falımıza baktı. Pozitif bir enerjisi vardı. Bir senelik süreyi kapsayan bir kaç ÅŸey söyledi, ama niyet iÅŸte bir yere not alıyım, gelecek sene çıkarsa yazarım :)
Evimize döndük. Harika bir akşam yemeği sonrası(ki ben yaptım :D) Farscape Peacekeeper Wars filmini seyrettik.
Bir bayram da böyle geçti.
Yorum Yazın